ÇözümMerkezi'ni kurarken tek bir soruyla yola çıktık: "Neden Türkiye'de bir markanın, kendi dilinde, kendi saat diliminde, kendi yasasına uygun bir müşteri desteği platformu için Amerikan yazılımına yüzlerce bin lira ödemesi gerekiyor?" Cevabı bulamadık. O yüzden kendimiz yaptık.
Kurucumuz yıllarca farklı şirketlerde müşteri destek altyapıları kurdu. Üç yabancı platform denedi, üçünde de aynı şeyleri gördü: Türkiye'nin özel ihtiyaçlarını bilmeyen yazılımlar, KVKK uyumsuz veri akışları, saatlerce süren yurt dışı destek kuyrukları ve her yıl katlanarak artan lira maliyetleri. Bir sabah kararını verdi: "Kendi fenerimizi kuralım."
2025'te bir mutfak masası etrafında başladı bu proje. 2026'da bugün burada, Türkiye'nin her büyüklükten markasının çok kanallı müşteri desteğini tek fenerden yöneten bir platform.
Biz destek platformu değil, müşteri sadakati sigortasıyız. Her özelliğimizi "Bu müşteriyi kaybolmaktan kurtarır mı?" sorusuyla tasarlarız.
Yazılımımız Türkiye'de yazılıyor. Verileriniz Türkiye'de duruyor. Destek ekibimiz sizin saat diliminizde çalışıyor. Saklı ücret, uzun kontrat, otomatik yenileme — bizde yok.
Fenerin gösterişi yoktur, işi vardır. Biz de müşterinizin şikayetini çözene kadar sessizce çalışan bir altyapı olmayı tercih ettik — reklam kampanyalarıyla değil, gerçek işle büyüyoruz.
"Bir fener yapılır, sonra unutulur. Fenercisi vardır ama adı bilinmez."
Manifestoyu oku